Türkçe


Sağa Karşı Birleşik Hareketi

Kutluyoruz!
Sağa Karşı Birleşik Hareketi Faşizmden Kurtuluşun 70. Yıldönümü Kutlama Şenliği

Bu yıl, 8 Mayıs 1945 tarihinde Nazi Almanya’sının teslim olmasının
70. yıldönümü. O günden buyana bu tarih birçok avrupa ülkesinde kurtuluş günü olarak kutlanmakta. Almanya’da ise birçok insan için yıkıntı haline gelmiş kentler, ülkenin müttefikler tarafından ele geçirilmiş olması nedeniyle bir yenilgi günü olarak algılanıyor olsa da, aynı zamanda yeni bir başlangıcın işareti. Alman ordusu tarafından işgal edilen ülkeler, çalışma ve toplama kamplarında hayatta kalanlar, zorla çalıştırılan insanlar, baskı ve takip altında yaşamak zorunda kalan nazi rejimi karşıtları için bu gün bir kurtuluş günüydü ve hep öyle kalacak.

Son haftalarda yüzlerce, binlerce insan topluca islam düşmanı ve ırkçı Bragida’ya karşı sokaklara döküldü. Çok renkli, hoşgörülü, ırkçılığa karşı bir kent için gösteri yaptı. Şimdi de kurtuluşun 70. yılı vesilesiyle hepbirlikte şenlik yapmak istiyoruz.

Bu şenlik tıpkı ‘Sağa Karşı Birleşik Hareketi’ gibi, ve bizi son haftalarda destekleyen birçok sivil toplum örgütü gibi rengarenk olmalı.

Yani yaşlı genç, nereden gelirse gelsin, hangi cinsel tercihe sahip olursa olsun, hangi kültür, hangi dinden olursa olsun, herkesi kucaklayan bir şenlik!
Cumartesi, 9 Mayıs 2015, saat 13.00- 17.00 arası Kohlmarkt , Braunschweig

Çeviriler: Yeşiller Partisi Braunschweig Örgütü Uyum Çalışma Grubu
(03.05. 2015)


Aşağı Saksonya Bilim ve Kültür Bakanı Gabriele Heinen-Kljajic’ın Braunschweig’da 2 Şubat 2015 tarihinde ‚Sağa Karşı Birlik Oluşumu‘ tarafından düzenlenen gösteride yapmış olduğu konuşma

Sevgili Braunschweig´lılar,
Sevgili Sağa Karşı Birlik Destekleyicileri!

Bugün burada hoşgörüsüzlüğe, ırkçılığa ve islam düşmanlığına karşı üçüncü kez buluşuyoruz. Çağdaş ve hoşgörülü Braunschweig´lılar olarak kendimizi göstermemiz önemli. En az bunun kadar önemli bir konu da, pazartesi günleri bu toplantılar olamasa bile, yabancı düşmanlığına karşı duyarlı olmamızdır.

Pegida gösterilerinin bitmesiyle birlikte sorunların da biteceğini düşünmek bir yanılgıdır. Aktuel anketler göstermektedir ki, ankete katılan her beş kişiden biri Pegıda’ya sempatiyle bakıyor ve bu yeni bir şey değil. Pegida’yla kamuoyu araştımacılarının çoktandır haberdar olduğu ve ortaya koyduğu bir konu sokaklarda kendini göstermiştir. Aşırı sağcılar, sağcı holıganlar, felaket tellalları ve haksızlığa uğradığını düşünen insanlarda oluşan gruplar sokaklara çıkmışlardır.

Bu karışım radikal ve dar dünya görüşlü ve gerçeklere kulaklarını kapatan birçok insanda karşılık bulduğundan tehlikelidir. Bu insanlar düşmanlığı, önyargıları ve kinciliği kullanarak göçmenlik kültürü barındıran toplumumuzun barışını tehlikeye sokmaktadır. Bu nedenle muhalif bir kamuoyu oluşturmak önemlidir. Yine bu nedenle tüm demokrat siyasi partilerin bu durumu oy avlama girişimi yönünde kullanılmasına karşı tavır almaları önemlidir.

Nihai olarak ihtiyaç duyulan şey, göçmenlere kucak açan, insani bir mülteci politikası izleyen ve entegrasyonun sadece gelenlerin değil, karşılayanların da sorumluluğunda olduğunu kabul eden minimal düzeyde bir siyasi fikir birliğidir. Sadece bu şekilde ülkemizdeki yabancı düşmanlığına fırsat vermemek mümkün olacaktır.

Almanya, 4 Milyonu müslüman, 16,6 Milyon göçmenin yaşadığı bir göç ülkesidir. Bu insanlar burada çalışmakta, vergisini ödemekte ve çocuklarını okula göndermektedir. Ülkemizdeki kalifiye eleman problemini çözmek için daha çok göçmene ihtiyaç vardır. Bir toplum ne kadar renkli, hoşgörülü ve açıksa okadar yaratıcı ve çekicidir.

Pegida sempatizanları ile diyaloğa girip girmemek de üzerınde çok konuşulan bir başka bir konudur. Çünkü bütün sempatizanların aşırı sağcı olmadıkları söylenmektedir. Bu doğru da olabilir ve insanları dinlemek politikacıların görevidir. Ama her Pazartesi günü seslerini duyurmak için toplanan bu insanların hangi bayrakların ve sloganların arkasında yürüdüklerini de kendilerine sorması gereklidir. Pegida gösterileri kesinlikle diyalog yeri değildir.

İslamizmdan korkmak meşrudur ama İslam’la İslamizmi aynı kefeye koymak alçakçadır. Bu korkuyu kör bir yabancı düşmanlığıyla körüklemek ya ateşle oynamaktır ya da fanatizmin fanatizmle yok edilemeyeceğini bilmemektir.

İslamizm sorunu ancak hep birlikte, toplumun bütün güçleriyle ve elbette burada yaşayan müslümanlarla birlikte çözebiliriz. İslamizm globaldir ve uzunca bir süredir umursamadığımız bir konu olmaktan çıkmıştır. Buradaki insanlar olarak kendimize neden gençlerin kendilerini dışlanmış hissettiklerini ve neden batı demokrasisini ve özgürlükçü toplumumuzu düşman ilan ettiklerini sormalıyız. Müslüman vatandaşlarımız da kendi içlerinde bu genç insanların nasıl bu kadar radikalleşebildiklerini sormalıdırlar.

Bütün bunları ancak hepimizin, yaşadığımız bu toplumun bir parçası olduğunu kabul edersek çözebiliriz. Bu akşam burada toplanmış olanlar, biz Braunschweig’lıların bölünmeyeceği sinyalini veriyorlar. Biz burada hıristiyan, humanist, yahudi, müslüman ve diğer bütün inançlatın temsilcileri olarak; ırkçılığa, fanatikliğe ve İslam düşmanlığına karşı duruyoruz. Burada açık ve çağdaş Braunschweig’ın temsilcileri olarak sığınmacılara ve başka kültürlerden, başka renkten veya başka dinden insanlara açık olduğumuzu gösteriyoruz.

Skandal olan sığınmacıların artan sayısı değildir. Asıl skandal binlece sığınmavının Akdeniz’de boğulmaya terkedilmesidir ve kendi mahallesinde yapılacak olan bir sığınmacı yurduna karşı çıkmaktır. Mesnetsiz ve anlaşılmaz bir şekilde yabancılaşma çığırtkanlığı yapanlara cevabımız: Hoşgörüsüzlüğe hoşgörü yok. İhtiyaç olduğu sürece direnen demokratlar olarak bunu savunacağız.


Braunschweig Sağa Karşı Birleşik Hareketi’nin cağrısı

IRKÇILIĞA, MİLLİYETÇİLİĞE VE İLTİCACILARA KARŞI KIŞKIRTMA KAMPANYASINA GEÇİT YOK!

19 Ocak 2015 Pazartesi günü kentimiz Braunschweig da ırkçı ‚kızgın vatandaşlar‘ neo naziler ve sağcı holiganlarla birlikte, sözde batının islamlaştırılması tehtidine karşı ilk yürüyüşlerini yapacaklar. Dresden`de binlerce kişinin katılımıyla yapılan DEGISA yürüyüşünü örnek alan organizatörler Braunschweig`daki aksiyonlarının adını BRAGIDA (Braunschweig gegen die Islamisierung des Abendlandes) koymuşlar. Oluşturdukları ‚Uyan Braunschweig!‘ (Wach auf Braunschweig) adındaki facebook sayfalarında, holiganların salafistlere karşı HOGESA toplantıları öncesinde olduğu gibi, halkı protesto için harekete geçiriyorlar. HOGESA, DEGISA/BRAGIDA sempatizanlarının göstermelik gerekçesi de islam devletine ve salafistlere karşı olmak!

Aslında bunun altında ırkçılıkla motive edilmiş islam düşmanlığı, şövenist milliyetçilik, başta ilticacılar olmak üzere, kendilerinin yabancı olarak algıladığı her insanı hor görme ve aşağılama yatmaktadır.

Biz; siyasi ve dini baskı ve takip altında olup, horlanma ve aşağılanmaktan dolayı, açlık, yoksulluk veya herhangi başka bir sebeple ülkesinden kaçmak zorunda kalan herkese ‚Hoşgeldin‘ diyoruz!

Biz; (islam karşıtı) ırkçılığın, milliyetçiliğin, ilticacıların hor görülüp aşağılanmasının, ama aynı zamanda da ister hristiyanlık olsun, ister islam, her türlü köktendinciliğin (fundamentalizmin) karşısında duruyoruz!

Biz rengarenk ve hoşgörünün hakim olduğu bir kent için buradayız! Bu kentte hiç bir insan geldiği yer, teninin rengi, kültürü, dini, cinsiyeti ve cinsel yönelimi nedeniyle hor görülemez ve dışlanamaz!

Bu nedenle Pazartesi yürüyüşlerine karşı ses getiren ve güçlü bir karşı eylem için katılım çağrısı yapıyoruz.

Braunschweig Sağa Karşı Birleşik Hareketi
Bündnis gegen Rechts Braunschweig

>>>Gösteri: 19.01.2015, 16:30 Uhr, Kohlmarkt, Braunschweig<<<


Arbeitsgruppe Integration des Kreisverbands Braunschweig von Bündnis 90 / Die Grünen

(10.01. 2015)


Elektrikli bir otomobil?
Elektrikli ilk 3000 kilometrem

2014 Eylül ayından buyana bir elektrikli otomobil kullanıyorum. Motoru elektrikle çalışan bir araç almaya nasıl karar verdim?
Bu kararı vermeden önce defalarca düşündüm.

Tam yazı PDF dosyası olarak: burada

(22.12. 2014)


Tüm seçmenleri 15 Haziranda yapılacak ikici tur Belediye Başkanlığı seçimlerine katılmaya çağırıyoruz.

Neyazık ki ‘Yeşil bir Braunschweig’ için tek aday olan Holger Herlitschke bu yarışta yer almıyor. Buna rağmen, ikinci turda başka bir adayla birlikte yarışacak olan Ulrich Markurth ile daha iyi çalışabileceğimizi ve yeşil hedeflere ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.

Hedeflerimiz öncelikle şu konuları kapsamaktadır:

  • kalıcı ve entegre kentsel gelişim
  • kent raylı sistem ağının genişletilmesi ve çevre dostu ulaşımın güçlendirilmesi
  • ödenebilir konut yapımının gerçekleştirilmesi
  • özelleştirme girişimlerinden geriye dönüşün sağlanması
  • sosyokültürel gelişim konsepti
  • yerelde enerji dönüşümünün hayata geçirilmesi
  • 3 yüzme havuzu konseptinin geliştirilmesi ve okullarla derneklere merkezi olmayan alternatif olanakların sunulması
  • Braunschweig’ın kuzeyinde radyoaktif madde sorununa çözüm
  • öncelikle geceleri havaalanı kaynaklı gürültü kirliliğini önleme girişimine daha fazla sahip çıkmak

(Braunschweig Yeşiller yerel örgütlenmesi olağanüstü üye toplantısının 15 Haziran 2014 Belediye Başkanlığı ikinci tur seçimleri ile ilgili kararı)


Biz Yeşiliz!

ÇAĞDAŞ GÖÇ POLİTİKALARI İÇİN YEŞİL TALEPLER:

  1. Avrupa ülkelerinde insan hakları ve demokrasi güçlendirilmeli
  2. AB ülkelerinde serbest dolaşım hakkı kısıtlandırılmamalı
  3. İktisadi başarı için göç bir fırsattır
  4. Yabancı eğitim ve diplomaların tanınmas
  5. İşçi sömürüsüne ve yasadışı hizmet sözleşmelerine son verimeli
  6. Irkçı ayrımcılık ile aktif mücadele
  7. Mülteciler AB ülkelerine adil bir şekilde dağıtılmalı
  8. Mültecilerle değil ülkelerden kaçış sebepleriyle mücadele edilmeli
  9. İç savaş mağdurları ve mülteciler kabul edilmeli, ’resettlement’ programları genişletilmeli
  10. Kimlik belgeleri olmayan insanlar için sağlık bakımı sağlanmalı

Verwandte Artikel

Kommentar verfassen

Artikel kommentieren


* Pflichtfeld